24
Şub
2017
4

İlk dolma kalemim

Kaleme mürekkebi kırtasiyede çekmiştik. O yüzden kapağı çevirip ilk cümlemi yazmaktı bana kalan. Pelikan P205 siyah dolma kalem ve Montblanc Royal Blue mürekkeple yazılan ilk cümle: Karaköy’den selamlar…

karakoy-pelikan-p205

Dolma kaleme olan ilgim bundan bir buçuk sene evvel, bir köşe yazısında rastladığım “bir adamın, imkânı ölçüsünde, güzel bir kalemi olmalı muhakkak!” cümlesi ile başladı, diyebilirim. Yazarın güzel kalemden kastı da dolma kalemdi elbette!

Tam da toplantıdan toplantıya koştuğum bir dönemde, bu yazı kendime şu soruyu sordurttu bana: “Notlarımı neden bir dolma kalem ile almayayım ki?” Ve soru soruyu doğurdu: “Nasıl bir dolma kalem almalıyım?”

“Nasıl bir kalem?” sorusunu cevaplamak için internet siteleri ve sosyal medya araçları üzerinden birçok kişiyle iletişim kurdum. Sağ olsunlar, soru yönelttiğim hiç kimse geri çevirmeden, detaylıca anlattı dolma kalemler hakkında merak ettiklerimi. Bilhassa instagram üzerinden tanıştığım İlker Hoca’nın hakkını yiyemem.

Reçine gövdeli, çevirmeli kapağı olan, cebimi yakmayacak -tercihen Pelikan- bir kalemle dolma kalem macerama başlamaya karar verdim.

Sordum, soruşturdum, siyah bir Pelikan P205 dolma kalemde karar kıldım. İnternet üzerinden almak yerine de, isimlerini daha evvel öğrendiğim, Sirkeci’deki birkaç kırtasiyeyi dolaşarak hem kalemi almak hem de kalemler hakkında bilgimi artırmanın daha faydalı olacağını düşündüm.

Bir cumartesi sabahı düştüm yola. Önce İstanbul’a, ardından da Sirkeci’ye… Cağaloğlu yokuşunun oralarda dükkanları dolaştım önce. Sordum, soruşturdum. Aynı fiyatta başka kalemleri önerdiler. -Ki şimdi olsa önerdikleri kalemi alırdım.- Fakat o zaman aklım P205’teydi.

Nihayetinde, kalemi aldım. Sıkı da pazarlık yaptım ha! İnternetten alsaydım aşağı yukarı 100₺ daha fazla ödeyecektim.

Ne büyük heyecan! İlk dolma kalemimi ve şişe mürekkebimi alıp, çıktım dükkandan. Yürüyüşüm değişti, diyemem ama mutluluğum artmıştı 🙂

Kalemi alıp Karaköy’e yürüdüm. Bir kafeye oturdum. Dem Karaköy’e. Domatesli, biberli simitlerini pek severim.

Kaleme mürekkebi kırtasiyede çekmiştik. O yüzden kapağı çevirip ilk cümlemi yazmaktı bana kalan. Pelikan P205 siyah dolma kalem ve Montblanc Royal Blue mürekkeple yazılan ilk cümle: Karaköy’den selamlar…

 

IMG_2574

 

İşte böyle… 🙂

Dolma kalem kullanmanın keyfine varıyorum. Bir kalemle başladı maceram, bu hafta 13. kalemimi aldım. Asla tek bir kalemle yetinmeyeceğinizi söylemem gerekir 🙂 Bağımlılık değil, asla. Hoş bir alışkanlık, belki biraz tutku. İmkânlar ölçüsünde elbette. Pahalı bir uğraş çünkü ama buna değiyor.

Malzeme, gövde, uç, büyüklük, ağırlık, tutuş… Farklı farklı… Kalem, kağıda, insandan bir iz bırakıyor. Bir his, bir hatıra. Bir harfin kuyruğu, o anki ruh haletine göre şekil alıyor.

Günlük notlarımı kağıda yazmaya başladım. Telefon, tablet, bilgisayar değil… Dolma kalemle, iyi defterlere… Yazdıkça harfler şekil almaya ve “kendime ait bir yazı” ortaya çıkmaya başladı. Bana ait. Hikâyesi olan bir yazı.

Yolun başı.

Dolma kalem üzerine yazmaya devam edeceğim. Kullandıkça 🙂

 

IMG_2573

Leave a Reply